“Psyche 16” adlı bir asteroit, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) gözetimi altında. Uzay bilimciler,  asteroitte yaklaşık 700 kentilyon dolar değerinde altın ve değerli metal rezervleri olduğunu tahmin ediyor.

NASA, asteroitte yapacağı sondaj için ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nden insansız uzay roketi fırlatmayı hedefliyor. Yollanacak sondaj aracı 21 ay boyunca asteroidi inceleyecek ve haritalar çıkartacak.

Araştırmalar, ekonomik değeri yüksek bakır, kalay, çinko, gümüş, kurşun ve altın gibi maden rezervlerinin önümüzdeki 100 yıl içerisinde tükeneceği gösteriyor. Gök bilimciler, bu sebeple önümüzdeki 10 yıl içinde aktif uzay madenciliğinin başlayacağını düşünüyorlar. Yakınlardaki bir asteroitten maden elde etmenin tahmini maliyeti ise 2,5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Psyche 16’da, altın dışında Dünya’nın demir ihtiyacını karşılayabilecek kadar rezerv olduğu da biliniyor.

Asteroitten elde edilen kaynak, eğer tek elde değil de, tüm insanlığa eşit olarak dağıtılırsa, bu kişi başına “93 Trilyon Dolar” anlamına geliyor…

Bu korkunç rakamlar, gerçekten de yeni bir “Coğrafi Keşif” yakıştırmasını hak ediyor. Ancak bu durum, akabinde elbette sömürgecilik ve koloni tartışmalarını da getiriyor. Bir uzay madenciliği mümkün müdür? Eğer mümkünse kaynaklar nasıl paylaşılmalıdır?

Soğuk Savaş yıllarından kalma bir uluslararası anlaşma, uzay madenciliği konusunda bağlayıcı. 1967’de, Washington’da kabul edilen bu anlaşmanın altında 104 ülkenin imzası bulunuyor. Anlaşmaya göre hiçbir özel veya kamu kuruluşu Ay’da veya başka bir gök cisminde maden kaynakları işletemez.

Ancak 1979’da imzalanan Ay Sözleşmesi’nde, 67 yılı kararları tartışmalı hale geliyor. Bu kararlarda Ay dahil tüm gök cisimlerinin kaynakları, “insanlığın ortak mirası” olarak ifade ediliyor. Söz konusu Ay Sözleşmesi’ni temel alan bazı ülkeler ve özel kurumlar, uzay kaynaklarının insanlığın ortak yararına işletilebileceğini düşünüyorlar.

Son olarak ABD’de 2015 yılında kabul edilen “Uzay Yasası” ise tüm bu anlaşmaları karşısına aldı; Yasa, Amerikan vatandaşlarına uzayda her türlü maden arama ve buldukları madenleri çıkarma hakkı tanıdı. Amerika’nın uzay madenciliği konusundaki bu ayrışmacı tavrı, başta Rusya, Çin ve Hindistan gibi birçok ülkeyi tedirgin ediyor. Uluslararası anlaşmaların yok sayılması, gelecekte tüm büyük ülkelerin bağımsız uzay politikaları izlemesini kaçınılmaz kılıyor…

Kaynakça: Bilim Dili

katip adlı yazarın yazılarını beğendin mi? Sosyal medya'da takip et
Yorumlar: Coğrafi Keşifler Yeniden: Uzay Madenciliği Başlıyor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

Popüler

  1. Tarih
  2. Yaşam
Türk kadınının cesaretini ve gücünü, Kurtuluş Savaşı ile tüm dünya hafızalarına kazımıştır. Peki, Nene Hatunu tanımayan var mı? Şimdilerde okullara ve hastanelere verilen ismiyle tanıdığımız Nene Hatun, 93 Harbi sırasında Rus işgaline karşı Erzurum’daki halk direnişinin simgesi haline gelen Türk kadın kahramandır. Cesaretini, anaç duygularının yanı sıra vatan sevgisini hat safhalarda yaşan birçok Türk kadını […]
  1. Uzay
Uluslararası Radyo Astronomi Merkezi’nden araştırmacılar dünyanın dört bir yanından teleskopları kullanarak, Büyük Patlama’dan bu yana Evren’de gerçekleşen en büyük patlamayı keşfettiler. Bu patlama 390 milyon ışık yılı uzakta, Ophiuchus(Yılancı) galaksi topluluğunun merkezindeki süper büyük kara deliğin patlamasıyla oluştu.
Denizci'ye Hoşgeldiniz

[wp-story]

İletişim